Ezop Masalları “DELİKANLI İLE ASLAN RESMİ”
Yaşlı bir adamın bir tek oğlu varmış. Onun üzerine titrer, başına bir kötülük gelecek diye endişelenirmiş.
Bu oğul ise avlanmayı ve macerayı çok seven cesur biriymiş.
Yaşlı adam bir gece rüyasında oğlunu bir aslanın parçaladığını görmüş ve çok korkmuş. Günlerce bu korku ile yaşamış. Sonunda düşünmüş taşınmış ve bu rüyaının gerçekleşmemesi için yüksekçe bir ev yaptırmış.
Oğlunu oraya kapatmış. Ne ava göndermiş ne de dışarı çıkarmış.
Delikanlı eğlensin diye de evin duvarlarına çeşit çeşit hayvan resimleri yaptırmış. Bunlar içinde aslan resmi de varmış.
Delikanlı o resimlere bakıp eğlenmek şöyle dursun, ava gittiği günleri hatırlayıp iç çeker üzülürmüş.
Bir gün aslan resminin karşısına geçmiş, “Sen ne kötü bir hayvanmışsın. Senin yüzünden dışarı çıkamaz oldum. Babamın gördüğü o rüya yüzünden kadınlar gibi eve kapandım, bir yere çıkamıyorum. Sana ne etsem ben.” diyerek var gücüyle hayvanın gözüne bir yumruk atmış. Ama duvarın orasında bir çivi varmış ve boyalı olduğu için gözükmüyormuş. Delikanlı acı içerisinde inlemiş. Çivi paslı olduğu için oğlanın eli şişmiş. Ertesi gün ateşler içerisinde yatağa düşmüş.
Genç, hastalıktan kurtulamamış ve kısa bir süre sonrada ölüvermiş.
Aslan sahici aslan değilmiş, bir resimmiş ama yine de çocuğun ölümüne neden olmuş.
İhtiyar baba, “Ne yaptıysam kaderi değiştiremedim. Oğlumu aslana kurban verdim.” diye feryat etmiş.