Daha Çok Sektör, Daha Çok Gelişme

Daha Çok Sektör, Daha Çok Gelişme

Türkiye için başka bir gerçeğe daha temas etmek gerekiyor. O da ürün grupları açısından  Türkiye’de bir kısırlık olduğudur.  Türkiye malumunuz, bir tekstil konfeksiyon ülkesidir. Geçmişte bunun örneklerini çok daha sık görmüş olsak da bu gün bile tüm yatırımlar bilginin ve iş gücünün en yoğun olarak bulunduğu bu alana kaymaktadır. Bu anlaşılması zor bir durum değildir. Ancak ne kadar rasyoneldir, bunu tartışmak gerekir. Emek yoğun sektörlerin, sermaye yeterlilikleri açısından cazip görünmesi ve bu alandaki üretim bilgisinin kolay ulaşılır olması KOBİ’ler için sektörümüzü bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Biz Türkiye’nin geleceği olarak gördüğümüz bir sektöre Türkiye’nin asıl değerleri olarak gördüğümüz KOBİ’lerin girmesinden memnunuz ama önemli dönüşümler arefesinde bu firmaları sektörümüzdeki riskler ve global dönüşü konusuna da bilgilendirmeyi ve uyarmayı bir görev biliriz. Önemli olan şudur: Sermaye ve girişim kararı, ek başına bile son derece önemlidir.  Bu sermayenin ve girişim ruhunun hangi sektörde vücut bulacağı daha teknik bir konudur.  Benim inancım şudur ki sermaye ve giriş kararlılığı kendini sektörel sınırlar içinde hissetmemeli yönlü ve değişken yapısının da verdiği enerjiyle mutlaka yeni alanlarla ve geniş ürünlerle ilgili olmalıdır. Bu hem marjlar açısından firmaların hem de ekonomik zenginliğin artması açısından ülke ekonomisinin faydasına olacaktır.

Bütün bu fikirlerimi bir örnekle özetlemek isterim. KOBİ’ler doğaları gereği hareketli, dinamik varlıklardır. Fırsatlara doğru uçarlar ve büyüklere kıyasla çok daha cesurdurlar fakat bu onların bilinçsizce ışığa uçan pervaneler oldukları anlamına da gelmemelidir.

Süleyman Orakçıoğlu İTKİB Başkanlar Kurulu Başkanı

Kaynak: Anadolu’dan Zoru Başaran Cesur Girişimciler-Sadi Özdemir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: