Cin Şeytanlarının Şerrinden Korunma Yolları

Cin Şeytanlarının Şerrinden Korunma Yolları

Cin Şeytanlarının şerrinden korunma yolları; İslâm dinini ayrıcalıklı kılan ve onu güçlü ve üstün hale getiren özelliklerinden birisi de; yüce Allah’ın izniyle zorluk ve mihnetlere karşı durabilme gücü, müslümana rahat ve huzur ortamlarında, huzursuzluk ve tedirginlikten uzak bir şekilde yaşamasına yardımcı olacak yolları ve yöntemleri vermiş olmasıdır. Bunlar arasında sünnet-i seniye’de açıklanmış bulunan ve müslümanın yüce Allah’ın izniyle tabi olup bağlandıkları takdirde, cin şeytanlarının kötülüklerini defedebileceği yolları ve yöntemleri açıklaması da vardır. Cinlerin şeytanları, hiç şüphesiz ellerindeki bütün imkan ve yollarla insanlara zarar vermeye çalışırlar. Pak sünnet müslümanın cin şeytanlarının bütün alanlarda kendisine vereceği zararları önlemekte kendisine yardımcı olacak bütün yolları açıklamış bulunmaktadır. Aşağıdaki konularda sırasıyla buna dair etraflı açıklamalar görülecektir:

  1. Zikir Alanında
  2. İbadetlerde
  3. Başkaları İle İlişkilerde
  4. Ev, Aile ve Toplum
  5. Ticaret ve Pazarlara Girmek
  6. Yolculukta

1. Bölüm: Zikir Alanında

1. Kur’an-ı Kerim okumak: Bunun pekçok delilleri vardır. Bunlardan birisi de İbn Mâce’nin Tıp bahsinde İbn Ebi Leylâ’dan, onun babası Ebû Leylâ’dan şöyle dediğine dair naklettiği rivayettir. Ben Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem’in yanında oturuyorken bedevi bir arap onun yanına geldi ve:

“Benim, ağrıları bulunan bir kardeşim vardır” dedi. Peygamber:

“Kardeşinin ağrıları nedir”, diye sordu. O,

“onda bir parça delilik vardır” dedi. Peygamber:

“Git onu bana getir”, dedi. (Ebâ Leylâ) dedi ki:

“Bedevi arap gitti, kardeşini getirdi. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem’in önünde oturttu.

Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem’in ona Fatiha’yı, Bakara suresinden ilk dört âyeti, ortasından “ilâhınız tek bir ilahtır” (el-Bakara, 2/163) ve Ayetü’l-Kürsî ile birlikte iki âyeti, sonundan da üç âyeti okudu. Al-i İmran suresinden de bir âyet okudu. Zannederim: “Allah kendisinden başka hiçbir ilâh olmadığını… açıkladı.” (Al-i İmran, 3/18) ayetini okudu. el A’raf suresinden de: “Şüphesiz Rabbiniz o Allah’tır ki… yarattı.” (7/54) âyetini, Mü’minûn suresinden bir âyeti: “Kim buna dair hiçbir delili bulunmaksızın Allah ile birlikte başka bir ilâha ibadet ederse…” (el-Mu’minûn, 23/117) âyetini, el-Cin suresinden de bir âyeti:

“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O ne bir zevce edinmiştir, ne de bir evlat.” (el-Cin, 72/3) âyetini, Saffat suresinin başından on âyet-i kerime, Haşr suresinden üç ayet-i kerime;

“De ki: O Allah’tır, bir ve tektir” (İhlas, 112/1) suresini ve Muavizeteyn (Felak ve Nas) surelerini okudu. (Hasta olan) bedevi arap en ufak bir rahatsızlığı olmaksızın iyileşmiş olarak kalktı.

Darimî’nin, Sünen’inde Fedâilu’l-Kur’ân bahsinde Abdullah b. Mesud Radıyallahu anh’dan şöyle dediği rivayet edilmektedir: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘in ashabından bir adam, cinlerden bir adam ile karşılaştı. Onunla güreşti ve insandan olan adam cinni yere yıktı. Ashabdan olan adam ona: Gördüğüm kadarıyla sen çok zayıfsın, çok cılızsın. Sanki senin iki kolcağızın köpek kolu gibidir. Siz cinler topluluğu böyle misiniz, yoksa aralarından sadece sen mi böylesin? Cinlerden olan:

“Hayır, Allah’a yemin ederim ki ben, onlar arasında iri yapılı birisi sayılırım fakat benimle ikinci defa güreş”, dedi. Eğer beni yenersen sana faydalı olacak bir şey öğretirim. “Evet” deyip (onunla güreşti ve onu yenince ona): “Allah odur ki ondan başka hiçbir ilah yoktur. Diridir, Kayyûmdur…” (el-Bakara, 2/255) âyetini okumasını biliyor musun? dedi. İnsanlardan olan: “Evet” deyince, cin ona dedi ki: “Sen bu ayeti bir evde okuduğun takdirde, mutlaka şeytan oradan eşek kokusunu andıran bir koku çıkartarak çıkar gider. Sonra da sabah oluncaya kadar bir daha oraya girmez.

2- Kızgınlık anında şeytandan Allah’a sığınmak ve abdest almaya özen göstermek: Buna delil Muslim’in el-Birr ve’s-Sıla bölümünde rivayet ettiği Süleyman b. Surad’ın şöyle dediğine dair hadistir: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘in yanında iki adam birbirlerine ağır sözler söyledi. Birisinin gözleri kızarmaya, damarları şişmeye başladı. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Ben bir söz biliyorum, eğer onu söylese bütün bu hissettikleri ondan gider. (Bu söz) eûzu billahi mineşşeytanirracim (kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) sözüdür.” Bu sefer adam: “Sen bende bir delilik mi görüyorsun?” dedi.

(Hadisin ravilerinden) Ebu’l-Alâ: “Bende… görüyor musun” dedi; fakat “adam” lafzını zikretmedi.

İşte bu, kızgınlık halinde şeytandan Allah’a sığınmanın delilidir. Abdest almanın deliline gelince, Ebû Dâvûd Edeb bahsinde Ebû Vail el-Kas’dan şöyle dediğini rivayet etmektedir:

Bizler Urve b. Muhammed es-Sa’dî’nin yanına girdik. Bir adam onunla konuştu ve onu kızdırdı. Kalktı, abdest aldı. Sonra abdest almış olarak geri döndü ve şöyle dedi: Bana babam, dedem Atiye’den naklen anlattı, dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“Şüphesiz ki kızgınlık şeytandandır ve şüphesiz şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise su ile söndürülür. Buna göre sizden herhangi bir kimse öfkelenecek olursa abdest alsın.”

3- Deve almak sırasında da aynı şekilde şeytandan Allah’a sığınmak: Buna delil Malik’in Muvatta adlı eserinde Nikâh bahsinde zikrettiği Zeyd b. Eslem’den rivâyet edilen Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem‘in şöyle buyurduğuna dair hadis-i şeriftir:

“Sizden herhangi bir kimse bir kadın ile evlenir yahut bir cariye satın alırsa, alnından yakalasın ve bereketli olması için dua etsin ve sizden herhangi bir kimse bir deve satın aldığı vakit onun omuzu üzerine elini koysun ve şeytandan Allah’a sığınsın.”

Feyzu’l-Kadîr bu hadis-i şerifte deve satın alındığı vakit şeytandan Allah’a sığınmanın teşvik edildiğini sözkonusu ettikten sonra şunları söylemektedir: “Çünkü develer şeytanın bineklerindendir. O istiâzede bulunulduğunu duydu mu hemen kaçar… İstiâze (Allah’a sığınma) emrinin develerdeki güç, övünme ve büyüklenmeden ötürü verilmiş olma ihtimali de vardır. İleride yüce Allah’ın izniyle geleceği gibi. O takdirde böyle bir istiâze şeytanın sevdiği, emrettiği ve teşvik ettiği böyle bir şerden, Allah’a sığınmak demek olur.”

4- Şeytanın namazda vesvese vermesi halinde Allah’a sığınmak ve sol tarafa tükürür gibi yapmak. Buna delil Muslim’in Sahih’inde Selâm bahsinde Ebu’l-Ala’dan kaydettiği şu rivayettir: Osman b. Ebi’l-Âs, Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘e gelerek dedi ki:

“Ey Allah’ın Rasûlü, şeytan benimle namazım ve Kur’ân okumam arasına giriyor ve benim namazımı karıştırıyor.” Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“O, Hanzeb adı verilen bir şeytandır. Onu hissettiğin vakit ondan Allah’a sığın ve sol tarafına üç defa tükürür gibi yap.” (Osman b. Ebi’l-Âs) dedi ki: “Ben onu yaptım ve Allah onu benden giderdi.”

5- Mescide girildiği vakit şeytandan Allah’a sığınmak. Buna delil Ebû Dâvûd’un, Sünen’inin Namaz bahsinde kaydettiği Hayve b. Şureyh’in şöyle dediğine dair rivayettir. Ukbe b. Muslim ile karşılaştım. Ona: Bana ulaştığına göre sen Abdullah b. Amr b. el-As’dan, o Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘den mescide girdiği vakit:

“Koğulmuş olan şeytandan pek büyük Allah’a, onun kerim zatına ve kadim sultanına sığınırım.” dediğini rivayet etmişsin. (Abdullah b. Amr b. el-Âs) dedi ki:

“Bu kadar mı” diye sordu. Ben:

“Evet” dedim. O dedi ki:

“Kişi bunu söyledi mi şeytan: Bu günün diğer bölümlerinde de benim şerrimden korunmuş oldu, der.”

6- Helâya girildiği vakit erkek ve dişi şeytanlardan Allah’a sığınmak: Buna delil Ebû Dâvûd’un Taharet bahsinde sahih bir senedle kaydettiği hadisi şeriftir. Buna göre Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem helaya girdiği vakit:

“Allah’ım, ben sana erkek ve dişi şeytanlardan sığınırım.” derdi. Burada sözü geçen hubs ve habâis, Avnu’l-Ma’bud müellifinin belirttiği gibi şeytanların erkekleri ve dişileridir.

7- Yemek esnasında besmele çekmek: Buna delil Muslim’in Sahih’inin eşribe (içecekler) bahsinde naklettiği Huzeyfe Radıyallahu anh’ın şöyle dediğine dair rivayetidir: Bizler Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte bir yemekte bulunduğumuz takdirde, Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem başlayıp da elini yemeğe uzatmadıkça, biz ellerimizi uzatmazdık. Bir seferinde onunla birlikte bir yemekte bulunduk. Adeta itilircesine küçük bir kız geldi. Elini yemeğe uzatmak istedi. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem onun elini tuttu. Daha sonra yine itilircesine bedevi bir arap geldi, onun da elini tuttu. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Şüphesiz şeytan üzerinde Allah’ın adı anılmayan yemeği kendisi için helâl beller. Bu cariyeyi onun vasıtasıyla yemek kendisine helal olsun diye getirdi. Ben onun elini tuttum. Daha sonra bu vasıta ile yemek kendisine helâl olsun diye bu bedevî arabı getirdi, onun da elini yakaladım. Nefsim elinde olana yemin ederim ki, onun eli bu cariyenin eliyle birlikte benim elimin içindedir.”

8- Cima halinde besmele çekmek ve Allah’ı zikretmek. Buna Muslim’in Nikâh bahsinde rivayet ettiği İbn Abbas Radıyallahu anh’ın şöyle dediğine dair kaydettiği hadis, delil teşkil etmektedir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“Onlardan herhangi bir kimse hanımına yaklaşmak istediği vakit:

“Allah’ın adıyla, Allah’ım şeytanı bizden uzaklaştır ve şeytanı bize ihsan ettiğin rızıktan uzaklaştır” diyecek olur da bu (yaklaşma) sebeb(iy)le onlardan bir çocuk takdir edilir ise, şeytan ebediyyen ona zarar vermez.”

9- Eve girildiği vakit yüce Allah’ı anmak: Buna delil Muslim’in Sahih’inde Eşribe (içecekler) bahsinde zikrettiği Câbir b. Abdullah yoluyla gelen hadistir. O Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘i şöyle buyururken dinlemiştir:

“Adam evine giripte evine girdiğinde ve yemek yediğinde Allah’ın adını anacak olursa şeytan: Sizin ne geceleyecek yeriniz vardır, ne de yiyecek yemeğiniz, der. Ve eğer adam eve girerken Allah’ın adını anmazsa şeytan: Gece kalacağınız yeri buldunuz, der. Eğer yemek yediği vakit Allah’ın adını anmazsa: Hem gece kalacağınız yeri hem akşam yemeğini sağladınız, der.”

Ebû Dâvûd’un Sünen’inde eve girildiği vakit okunacak dua kaydedilmiştir. O bu duayı Edeb bahsinde Ebu Malik el-Eş’arî’nin rivayet ettiği bir hadis olarak kaydetmektedir. Ebu Malik dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“Adam evine girdiği vakit şöyle desin:

“Allah’ım, ben senden hayırlı girişi ve hayırlı çıkışı dilerim. Allah’ın adıyla içeri girdik, Allah’ın adıyla dışarı çıktık ve Rabbimize tevekkül ettik.” Sonra da aile halkına selâm versin.”

10- Binek ve başkalarının tökezlemesi sırasında besmele çekmek: Nitekim Ebû Dâvûd’un Sünen’inin Edeb bahsinde rivayet ettiğine göre Ebu’l-Melih bir adamdan şöyle dediğini nakletmektedir: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘in terkisinde binek üzerindeydim. Bir binek tökezledi. Ben:

“Körolasıca şeytan”, dedim. Peygamber şöyle buyurdu:

“Körolasıca şeytan deme! Çünkü böyle bir şey söylediğin vakit o bir ev kadar olana kadar kendisini büyük görür ve benim gücümle oldu, der. Fakat bunun yerine bismillah de. Bu şekilde söylediğin takdirde ise şeytan sinek gibi oluncaya kadar küçülür.”

11- Evden çıkınca Allah’ı zikretmek. Buna delil Tirmizî’nin Deavât bahsinde rivayet ettiği Enes b. Malik’in şu sözleridir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“Her kim evinden çıktığı vakit: “Bismillah tevekkeltu alallah la havle ve lâ kuvvete illâ billah: Allah’ın adı ile Allah’a güvenip dayandım. Allah ile olmadıkça hiçbir şeye takat getirilemez, güç getirilemez” derse ona: Bu sana yeter ve sen korundun denilir ve şeytan ondan uzaklaşır, gider.”

Ebu İsa (Tirmizî) dedi ki: Bu hasen, sahih, garîb bir hadistir. Onu ancak bu yolla biliyoruz.

12- Uyku sırasında Allah’ı zikretmeye gayret göstermek ve aksinden sakınmak. Buna delil Tirmizî’nin Deavât bahsinde kaydettiği Abdullah b. Amr Radıyallahu anh’ın şöyle dediğine dair hadistir. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“İki haslet vardır ki; müslüman bir kimse bunları yerine getirecek olursa mutlaka cennete girer. Haberiniz olsun, bu ikisi de kolay şeylerdir. Ama bunlarla amel edenler azdır: Her namazın sonunda on defa subhanallah der, on defa Allah’a hamdeder, on defa da Allah’ı tekbir eder.”

(Abdullah b. Amr) dedi ki: Ben Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem‘i bunları eliyle sayarken gördüm. (Peygamber) buyurdu ki:

“İşte bunlar dil ile söylenecek yüzelli sözdür. (Beş vakit namazın toplamında) Mizanda ise bunlar binbeşyüzdür ve eğer sen yatağına çekilecek olursan yüz defa Allah’ı tesbih, tekbir eder ve ona hamdedersin. İşte bunlar dil ile yüz defa söylenen sözlerdir. Mizanda ise bunlar bin değerindedir. Sizden kim bir gün ve bir gecede ikibinbeşyüz günah işler?” Ashab:

“Nasıl olabilir? Bu kadar yapamayız ki.” Peygamber şöyle buyurdu:

“Şeytan birinize namazda iken gelir, ona şunları şunları hatırla der ki, başka bir yere yönelmesini sağlamak ister. Belki onun bu isteğini yapmaz. Bu sefer o yatağında iken ona gelir ve o uykusunda dalıp gidinceye kadar onu uyutmaya devam eder.”

Ebu İsa (Tirmizî): Bu hasen, sahih bir hadistir, demiştir. Hadisi aynı şekilde Taberî, el-Müzzemmil suresinin tefsirinde, İbn Hibban Sahih’inde, İbn Mâce Sünen’inde hepsi de Abdullah b. Amr Radıyallahu anh’dan diye rivâyet etmişlerdir.

cin, şeytan, cin şeytanleri, ibadet, namaz, şeytanlar insana nasıl zarar verir, şeytanın zararları, cinlerin zararları, şeytanın şerri, cinlerin şerri, cinlerden korunma yolları, iyi cin, kötü cin, şeytandan korunma yolları,

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: